Tiroid Kanseri ve Atom Tedavisi

Tiroid bezinde karşılaşılan başlıca dört tip kanser vardır. Bunlar sıklık sırasına göre;

  • 1. Papiller,
  • 2. Foliküler,
  • 3. Medüller
  • 4. Anaplastik karsinomlar

Papiller ve folliküler tiroid kanseri; tedavisi doğru yapılarak tam olarak “tedavi edilebilen” kanserlerdir. Medüller tiroid kanseri daha tehlikeli olmasına karşın tedavi şansı son yıllarda çok artmış bir kanser türü iken anaplastik kanserde özellikle ileri evrelerde tedavi şansı oldukça düşüktür. Bütün tiroid kanserlerinde ilk tedavi seçeneği ameliyattır. Bu ameliyatta tiroid bezinin geride hiçbir tiroid dokusu bırakılmadan eksiksiz olarak çıkarılması zorunludur. Ameliyat sonrasında kanserin çeşidine göre değişen ilave tedavi teknikleri uygulanır. Kanser tanısı ile yapılan ameliyatlarda, ameliyat sırasında tiroidin yakın çevresinde yer alan lenf düğümleri de çıkartılmalı ve mikroskobik olarak kanserin bu düğümlere sıçrayıp sıçramadığı ortaya konmalıdır. Ameliyat sonrasında kanser olduğu anlaşılan ve ameliyatta tiroid bezinin bir kısmı çıkarılmadan bırakılmış olan hastalarda; kalan tiroid dokusu sonradan yapılacak ilave tedavilerin başarı şansını olumsuz etkilediğinden kalan parçalar mutlaka ikinci bir ameliyatla tümüyle çıkarılmalıdır. Papiller foliküler kanser’de ameliyat sonrasında boyundaki ameliyat bölgesinde kalan ve vücudun başka yerlerine dağılmış olan “kanserli hücreleri” ortadan kaldırılmak amacı ile yüksek doz radyoaktif iyot (Iyot-131) uygulanır.

Radyoaktif İyot (I-131) Tedavisi

Radyoaktif iyot (İyot-131) iyi diferansiye (farklılaşmış) tiroit kanserlerinin (papiller ve folliküler tip) tedavisinde ve takibinde ayrıca hipertiroidi (zehirli guatr, toksik nodüller) tedavisinde 1950’li yıllardan itibaren güvenle kullanılmaktadır. Radyoaktif iyotun (I-131) etkin bir tedavi ajanı olmasının sebebi tümorü tedavi etmesi nedeniyledir. Tiroit dokusu gibi tiroitten köken alan tümörler de I-131’i hücre içinde birikim gösterir. I-131’in saldığı radyoaktif ışınlar (beta ışınları) çok kısa mesafede (birkaç mm) etki göstererek kanserli hücrenin ölümüne neden olur. Bu yararlı tedavi metodu sadece iyot tutma kabiliyeti olan tiroid kanserlerinde söz konusudur. I-131 tümör hücrelerinde biriktiğinden hastaların takipleri sırasında tümör odaklarının görüntülenmesi için de I-131’den yayılan gama ışınları vasıtasıyla yararlanılır.

I-131 tedavisi alan hastalardan yayılan radyasyon nedeniyle çevredekilerin alacağı radyasyon dozunu azaltmak amacıyla bir takım önlemlerin alınması gerekmektedir. Tiroid kanseri nedeniyle I-131 tedavisi görecek olan hastaları bölümümüzde verilen doz miktarına göre misafir etmekteyiz. Hipertiroidi nedeniyle radyoaktif iyot tedavisi alacak hastalara daha düşük dozlarda I-131 verildiğinden bu hastalar genellikle ayaktan tedavi görerek taburcu edilirler. Ancak bu tedaviler hastalar için faydalı ve gerekli iken, hastalar haricindeki kişilerde gereksiz bir radyasyon kaynağıdır. Bu nedenle tedavi sonrası taburcu olan hastaların da bazı kurallara uyması istenir.

I-131 tedavisinin en önemli nedeni tiroid kanseri olan hastalarda cerrahiden geriye kalan tiroid dokusunun yok edilmesidir. Tüm tiroit dokusu cerrahi olarak çıkartılmış olsa bile çoğu zaman geriye gözle görülemeyecek kadar küçük tiroit dokuları kalır. Bunların yok edilmesi hastalık nüksünü azaltır ve takipleri kolaylaştırır. I-131 ayrıca takipler sırasında düşük dozlarda tümör odaklarını görüntülemek için kullanılır. I-131 tedavisi küçük tümör odaklarını yok etmek veya varsa vücudun başka alanlarına yayılmış tümör odaklarını tedavi etmek amacıyla da kullanılabilir.

I-131 uygulaması öncesinde bir süreliğine tiroit hormonlarının kesilmesi ve iyottan fakir bir diyet yapılması gerekir. Kullanılan I-131, radyoaktif olmayan iyot ile aynı kimyasal özelliklerde olduğundan dışarıdan alınan iyotun kısıtlanması I-131’in tedavi etkinliğini arttırır.  Bu nedenle bir süreliğine iyottan zengin olan gıdalar (iyotlu tuz ve deniz ürünleri gibi) ve iyot içeren ilaçlar kısıtlanır.

I-131 ağız yoluyla uygulanır. Uygulamada kapsül veya sıvı formlar kullanılabilir. Tedavi etkinliği formlara göre farklılık göstermez ancak kullanım kolaylığı nedeniyle daha çok kapsül formu tercih edilir. Sıvı formu su ile karıştırılarak içirilir. I-131 tedavisi hamile kadınlara uygulanmaz. I-131 anne sütüne geçtiğinden I-131 uygulaması sonrası emzirme kalıcı olarak kesilmelidir.

Cerrahpaşa tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda radyoaktif iyot tedavisi alan hastalar görülerek, tedavi miktarı, tedavi etkinliği, tedavi öncesi ve sonrası görüntülemeler değerlendirilerek takipleri bölüm hocaları vasıtasıyla yapılmaktadır.

Tiroid Kanseri ve Atom Tedavisi Nedir?

Yazı dolaşımı